2015 Yılı Borsa Yatırım Stratejileri

2015 Yılı Borsa Yatırım Stratejileri

Geçtiğimiz yıl borsalar adına oldukça hareketli bir yıldı. Dünya borsalarının birçoğunda büyük dalgalanmalar meydana gelirken, Borsa İstanbul kazandıran borsalar arasına adını yazdırmayı başardı. Borsa İstanbul 2014 yılında yatırımcısına % 27 oranında kazandırdı ve yıllık bazda en yüksek kapanışını kaydetti. Yatırımcılar bu durumu değerlendirerek 2015 yılında Borsa İstanbul’un oldukça iyi bir performans sergileyeceğini öngörüyorlar.

Geçtiğimiz yılı borsa adına kısaca özetlemek gerekirse; ilk çeyrekte seçimlerin de etkisiyle siyasi tansiyonun artmasıyla birlikte sermaye piyasaları sert satışlara maruz kaldı. İkinci çeyrekte ise düşük değerlemelerin yabancı ilgisini çekmesiyle birlikte piyasalar toplandı. 2013 yılını % 13,31 oranında düşüşle sonlandıran BIST 100 endeksi, 67.801,73 puandan kapatmıştı. 2014 yılında ise % 26,43 oranında artış gösterdi ve kayıplarını telafi ederek 85.721,13 puandan yılı kapattı. Bu kapanış, tüm zamanların en yüksek yıllık kapanışı olarak kaydedildi.

2015 yılında BIST 100 endeksinden beklentiler ise dünya piyasalarında meydana gelen değişikliklere göre şekilleneceğe benziyor. Petrol fiyatlarında meydana gelen düşüşlerin devam etmesi ve gelişmiş ülkelerin merkez bankalarından piyasayı destekleyici mesajların gelmesiyle BIST 100 endeksinin yükseliş trendinin korunacağı düşünülüyor. Endeksin şimdiye kadar en fazla 12 fiyat/kazanç oranı ile işlem gördüğü ve piyasanın mevcut konjonktürde bu seviyeyi aşamayacağı da öngörülüyor. 88.500 puanı endekste öngörüler arasında yer alırken bazı uzmanlar, endeksin 85.500 seviyesini geçmesiyle birlikte 100 bin seviyesini de test edebileceğini söylüyor.

2015 yılında piyasaların aşağı yönlü hareketinin ise FED’in faiz artırım kararına göre şekilleneceği bekleniyor. Ciddi bir değişiklik olmaması ve petrol fiyatlarının yükselişe geçmesinin sınırlı düşüşler getirebileceği bekleniyor. BIST 100 endeksinin ise tekrardan 70 bin seviyelerine inmesinin pek mümkün olmadığı belirtiliyor. Petrol fiyatlarının yükselmesi, Türk lirasının cari açık ve enflasyon endişeleriyle değer kaybetmesi, buna bağlı olarak piyasa faizlerinin tekrar % 10 seviyelerine doğru yükselmesi gerekiyor. Bu koşulların gerçekleşmemesi durumunda 70 bin seviyesinin altının görülmeyeceği belirtiliyor.

Bu yıl beklentilerine göre yatırımcıların portföylerini şekillendirmesi kaçınılmaz. Mevcut seviyelerde hisse ağırlıklı portföyün % 30’una kadar azaltılması ve % 20 uzun vadeli tahvil, korunma amaçlı % 50 dolar mevduatı yapılabileceğinden bahsediliyor. Hisse senedi ağırlığının yeniden arttırılması için ise 75 bin seviyelerinin altının görülmesi gerekiyor.

Borsa İstanbul 100 endeksinin 91 bin seviyesinin üzerini görmesi ve orada kalması ile hedefin 93 bin seviyesi olduğu belirtiliyor. 2013 yılının Mayıs ayında görülen tüm zamanların rekor seviyesinin (93.398,33) üzerinin görülebileceği düşünülüyor. Ayrıca endeksin 90 bin seviyelerinde kalması da olumlu havanın sürmesini sağlayacak.

2015 yılında borsa stratejileri arasında volatilitenin yüksek olacağı ve azalan maliyetlerle birlikte şirket karlılıklarında artış yaşanabileceği yer alıyor. Yılın ilk yarısında Avrupa, Çin ve Japonya Merkez Bankası’nın parasal genişleme yönünde alacağı kararların, faizlerde düşüşlerin yaşanmasına neden olabilir. Faiz indiriminin gelmesiyle birlikte bankaların net faiz getirilerinin artması bekleniyor. Aynı zamanda sanayi ve hizmet sektörlerinde borçlu şirketlerin faiz yükünü azalması da beklentiler arasında. Tüm bu durumlar ele alındığında ise

2015 yılında banka hisseleri ile perakende hisselerinin ön planda olması bekleniyor.
Faiz oranlarında yaşanması muhtemel bir düşüş ile BIST 100 endeksinin de yükseliş göstereceği tahmin ediliyor. Faizlerin gerileme beklentisinin gerçekleşmesi Borsa İstanbul’un temettü verimliliğinin de artmasını sağlayacak. Bu kapsamda 2015 yılının ikinci yarından FED dışındaki merkez bankalarının para politikalarında atacağı adımların etkisi de hissedilecek. Amerikan Merkez Bankası’nın normalleşen politikası ile birlikte oynaklığın artması ve ciddi bir sürece girilmesi bekleniyor.

Tüm bu beklentiler göz önüne alındığında ise dikkatleri çeken sektörler; enerji, ulaştırma, inşaat, çimento, holding, konut, bankacılık, demir – çelik ve cam sektörleri. Bu sektörlere ait hisselerin doğru bir şekilde seçilerek portföye dahil edilmesi, kısa vadeli işlemlerden ve al –sat işlemlerinden uzak durulması uyarısı yapılıyor. Özellikle bu sektörlerin 2015 Genel Seçimleri’nin yapılacak olduğu Haziran ayına kadar geçerliliğinden bahsediliyor.