Borsada Portföy Oluşturma

Borsada Portföy Oluşturma

Bir gerçek veya tüzel kişinin sahibi bulunduğu hisse senedi, tahvil ve diğer değerli kağıtlar bir portföy teşkil etmektedir. Bir menkul kıymet varlığının portföy olarak nitelendirilmesi için toplam değerinin yüksekliği dikkate alınmadığı gibi, içindeki kıymetlerin tür itibariyle çok sayıda olması da önemli değildir. Borsa piyasasında portof oluşturma işlemi özellikle piyasalara yeni giriş yapan kişiler tarafından çok fazla bilinmektedir.

Değişim gösteren ekonomik koşullar, portföyden bazı menkul kıymetlerin çıkarılıp satılmasını, yerlerine yenilerinin alınmasını gerektirir. Portföyden hangi kıymetlerin ne zaman çıkarılacağına ve yerlerine hangi kıymetlerin ne zaman konulacağına karar vermek ise uzmanlık isteyen bir iştir. Portföy yönetimi denilen bu iş, genellikle bankalar, aracı kurumlar ve uzman kuruluşlar tarafından yapılmaktadır.

Portföy yönetimi de belirli bir politikaya göre yürütülmektedir. Risk, randıman ve kıymet artışı faktörlerinin bir veya ikisine ağırlık verilmek suretiyle yürütülen bu politika, portföy sahibi tarafından tespit edilir ve yöneticiye bildirilir. Politikanın belirlenmesinde ise başlıca yardımcı yine portföy yöneticisidir.

Bir portföyün yönetiminin mutlaka uzman bir yöneticiye emanet edilmesi gerekmez. Portföy sahibi de, bir danışmandan aldığı bilgileri değerlendirerek portföyünü yenileyebilmektedir. Ülkemizde ise portföy sahipleri veya bir portföye sahip olmak isteyenler genellikle bu eğilimdedir. Yatırım politikası portföyden sağlanacak gelir ile portföyün karşı karşıya bulunduğu risk arasındaki dengeyle ilgilidir. Gelir ve risk birbiri ile bağlantılı olan iki faktörü ifade etmektedir. Yüksek geliri öngörülen bir politika aynı oranda yüksek riski de içermektedir.
Yatırımda iyi bir seçim yapan dikkatli bir yatırımcı tasarruflarını enflasyona karşı rahatlıkla koruyabilecektir. Ancak dikkatsiz, bilgisiz ve spekülatif bir tarzda hisse alımı yapanlar olumsuz ve hatta tehlikeli durumlarla karşı karşıya kalabilirler. Bu kişiler yatırdıkları paralarının bir kısmını veya tamamını kaybedebilirler.

Portföy oluşturmada veya portföy yönetiminde en önemli konu kağıtları iyi tanımaktır. Bunun için de, ait oldukları şirketlerin iyi tanınması, hisse senedini de tanımak anlamına gelmez. Çok kazanan bir şirketin hisse senetleri fazla değerli olmayabilir. Aksine henüz kara geçmemiş olan bir şirketin de hisse senetleri aranan kağıtlar arasında girebilir. Kağıtları tanımanın, onların borsadaki hareketlerini yakından takip etmenin en iyi yolu; kağıtlara portföy içinde az bir yer vermektir.

Bir portföy geliri faiz ve temettü ile kıymetlerin satışından elde edilen alım – satım farklarından oluşur. Kıymet artışı söz konusu olmadığından, tahvillerin geliri, piyasa fiyatlarına göre, hisse senetlerinden daha yüksektir. Bu nedenle de kısa vadede gelir sağlamayı amaçlayan portföylerde tahvil oranı fazla tutulur. Buna karşılık, hisse senetleri de gelir – risk dengesi yönünde çeşitli gruplara ayrılırlar.

Birinci Grup: Klasik Hisse Senetleri

Bu ayrımda, büyük şirketlerin klasik hisse senetleri öncelikli gelir. Bunlar bütün piyasada tanınmış, isabetli yönetimi, uzun vadeli sevk ve idare politikası, karlılık derecesi ile hisse senetlerine itibar sağlayan şirketlerdir. Bu grup hisse senetlerinin en önemli özelliği ise; uzun yıllar boyunca temettülerinin muntazam bir şekilde ödenmiş olmasıdır. Ancak bu gibi hisse senetlerinin Fiyat/Kazanç oranı yüksek, gelir randımanı da düşük olacaktır.

İkinci Grup: Değer Artışlı Hisse Senetleri

İkinci grupta ise değer artışlı hisse senetleri vardır. Bu hisse senetlerinde uzun vadede piyasa ortalamasının üstünde değer artışları meydana gelir. Bu değer artışları, senetlerin ait olduğu şirketlerin devamlı bilimsel araştırmalar yaparak kendi alanlarında ilerlemelerinden, çok talep edilen malları pazarlamalarından, çeşitli alanlarda faaliyet göstermelerinden, yeni piyasalar elde geçirmelerinden ileri gelir. Fakat bu şirketlerde yatırım riski birinci gruba göre daha fazladır.

Üçüncü Grup: Spekülatif Hisse Senetleri

Üçüncü grupta daha da hızlı değer artışı gösteren ama daha yüksek risk taşıyan hisse senetlerini toplanmıştır. Bunlar spekülatif hisse senetleridir. Yeni kurulan ve mamulün sürümü iyi olmakla beraber, henüz kara geçmemiş, konjonktürel ve siyasi dalgalanmalara karşı hassas bulunan şirketlerin hisse senetleri bu özelliği taşımaktadır.

Diğer Hisse Senetleri

Bir başka grup hisse senetleri, piyasa dalgalanmalarından fazla etkilenmeyen, arz ve talebi fazla olmayan mal ve hizmetleri üreten, iktisadi durgunluk dönemlerinde dahi istikrarlı temettü ödeyen şirketlerin hisse senetleridir.

Başka bir grup hisse senetleri ise; yüksek değer farkları gösterir, zaman zaman borsada düşer ve yükselir. Konjonktüre karşı çok hassastır. Bu özelliklerde olan hisse senetlerine otomobil sanayi, inşaat gibi alanlarda rastlanmaktadır.

Son bir grup hisse senetleri ise sermaye bünyesinde veya iç organizasyonunda meydana gelen bir değişme veya yeni bir mamulün piyasaya sürülmesi sonucunda hisseleri olağanüstü bir yükseliş gösteren şirketlerdir.

Ülkemizde son yıllarda artış gösteren enflasyon, halkı tasarruflarının değerini korumak için yeni yatırım imkanları aramaya itmiştir. Güçlü, güvenilir ve devamlı olarak kar eden ve temettü dağıtan şirketlerin hisse senetleri diğerlerine nazaran pahalı olmalarına rağmen seçildiği takdirde, uzun vadede portföyün değerini hızla arttırabilirler. Araya büyük kar sıçramaları, sermaye artırımı gibi olaylar da girdiği zaman, bu değer artışının gayrimenkul değer artışından aşağıda kaldığı da görülmüştür.

Hisse senetlerine yatırım yapma kararını vermeden önce yatırımcıların kendilerine çeşitli sorular sormaları gerekir. “Ne kadar teminat yatırabilirim? Bu miktarı sürekli olarak artırabilecek miyim? Portföy yatırımına ayırdığım tasarruf miktarı dışında acil ihtiyaçlarını karşılamak için yeterli bir fona sahip miyim? Ne kadar süre için paramı portföye yatırabilirim? Portföy oluştururken ne gibi tercihlerim olabilir?” gibi daha birçok soruya cevap bulmalıdır.

Portföy Sahiplerinin Tercihleri

Menkul kıymetlere yatırım yapan bir kimsenin muhtemel tercihleri şu şekilde sınıflandırılabilir:

  • Güvence,
  • Gelir ve randıman,
  • Değer artışı,
  • Likidite,

Bu dört tercihin hepsine birden ağırlık vermek, hepsini gerçekleştirmek mümkün olmayacaktır. Biri için diğerinden az veya çok anlamda fedakarlık etmek gerekir.

Güvence

Güvence faktöründen fedakarlık etmek istemeyen bir kişi yani hiç riske girmek istemeyen yatırımcı, portföyünden yüksek gelir ve özellikle de değer artışı bekleyemez. Bu tip yatırımcı için en uygun yatırım konusu ise devlet tahvilleridir.

Gelir ve Randıman

Gelir ve randımana önem veren yatırımcı, devlet tahvillerinin sağladığı güvenceden vazgeçip, seçtiği anonim şirketin verdiği güvence ile yetinmek zorundadır. Gelire önem veren yatırımcı değer artışından da vazgeçmek zorundadır. Değer artışı sağlayan hisse senetleri en azından ilk yıl özel sektör tahvil faiz haddinin hayli altında gelir getirir. Likidite faktöründen de fedakarlık yapacaktır. Yüksek gelir getiren özel sektör tahvilleri devlet tahvilleri kadar kolaylıkla işlemiş faizleriyle birlikte paraya çevrilemezler.

Değer Artışı

Değer artışı yalnızca hisse senetlerinde söz konusudur. Enflasyonist dönemlerde tahvillerde aksine değer kaybı vardır. Değer artışına önem veren yatırımcılar biraz riski göze almak zorundadır.

Likidite

Gerektiğinde çabuk ve zararsız paraya çevrilebilen menkul kıymet yatırımlarında en önemli faktörlerden birisidir. Pek çok kimse likiditeden vazgeçmemek için gelirden ve değer artışından vazgeçer. Özellikle de yaşlı yatırımcılar bu faktöre önem vermektedir. Hastalık, yaşlılık, doğal afetler, kazalar gibi riskler insanın varlıklarının önemli bir kısmını likit halde tutmaya sevk etmektedir. Özel sektör tahvillerinde likidite, tahvili çıkaran şirketin sınıflamadaki yerine bağlıdır.

Hisse senetlerinde likidite, şirketlerin çalışmalarındaki başarı oranında yüksektir. Talebi yüksek olan hisse senetlerinin likiditesi de yüksektir. Borsa kurtajı kadar bir zararla her zaman paraya çevrilebilir. Ama hisse senedi satın alındığı tarihten itibaren bu farkı kapatacak kadar yükselmişse zararsız hatta karla paraya çevrilebilir. Bu nedenle de, hisse senedi yatırımı tavsiye edilecektir.